9/8 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9/8 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2015 Perşembe

Zilli de maşa darbuka

Zilli De Maşa Darbuka
Ne Davul İster Ne Zurna

 Haydi Yarim Çalsana 
 Oynasana Sen Bana
 Yeşil Çimen Üzerinde
 Aşık Oldum Ben Sana

Ovalar Yeşil Ovalar 
Bulutlar Yağmur Kovalar

Haydi Yarim Çalsana 
Oynasana Sen Bana
Yeşil Çimen Üzerinde
Aşık Oldum Ben Sana

Oyalı Da Çember Bayledim 
Yollarını Gözledim

Haydi Yarim Çalsana 
Oynasana Sen Bana
Yeşil Çimen Üzerinde
Aşık Oldum Ben Sana 

Berberoğlan

(Aynası tarağı pırlanta gibi
Şişeleri dizmiş çiçekler gibi
Mis gibi kokuyor ellleri aman
Traş de ediyor beyleri)

Ocak başında kaldım ince fikire daldım
Her kapı çalınışta berber geliyor sandım
Her kapı taklayınca berber geliyor sandım
Ah, ay berberoğlan, oğlan boynuma dolan

Ocak başı mermeri ben severim berberi
Traş eder beyleri mis kokuyor elleri

Yedikule

Haber uçtu devlete de
Beş yıl yattım hapiste
Yedidüvel zindanından
Beterdir yedikule

Nargillem duman duman
Bayıldım aman aman
İstanbul güzel ama ah
Sahipleri pek yaman

Beş yıl bana yaraştı da
Nargilem buna şaştı
Hergün çizdim usturamla
Bağlamam doldu taştı

Sarma cigaram yanar ah
Çekerim ağar ağar
Tekkemiz güzel ama
Haber uçuranlar var

Nargilemin marpucu da
Gümüştendir gümüşten
Beş değil onbeş yıl olsa
Ben vazgeçmem bu işten

Nargilem duman duman ah
Bayıldım aman aman
İstanbul güzel ama ah


pende hronia dikasmenos mesa sto yedi kule / five years i've been condemned slammed in the yedi kule*1 
apo to poli sekleti to riksa ston argile / in my absolute despair i took up smoking hookah
fisa roufa trava tone pata tone ki anaftone / blow and suck and pull it up press it tight and light it up
fila çilies ya tous vlahous kinous tous desmofilakous / be on the lookout be on guard for those hillbilly*2 guards

ki alla pende ksehasmenos apo senane kale / five years have been forgotten by everybody including you
ya parigoria i mages mou paptousan argile / to console me all the streetboys*3 kept pressing me hookah
fisa roufa trava tone pata tone ki anaftone / blow and suck and pull it up press it tight and light it up
fila çilies ya tous vlahous kinous tous desmofilakous / be on the lookout be on guard for those hillbilly guards

tora pou 'ho ksemboukari mesa ap 'to yedikule / since i've now been released from inside yedi kule
yemose ton argile mas na foumaroume kale / fill to brim our hookah to fume it up my pal my man
fisa roufa trava tone pata tone ki anaftone / blow and suck and pull it up press it tight and light it up
fila çilies ya t'alani ki erhonde dio politsmani / look out well for your street buddy*4 couple guards are now coming

*1 yedi kule: in greek heptapyrgion, the infamous seven towers prison, on the acropolis of thessaloniki.
*2 vlahoi, in the original, here used as an urban slur for the mountain folk, the unsophisticated. 
*3 manges, in the original, untranslatable word, has too many meanings compressed into it, it certainly has the cannotaion of the urban lumpen, in the borders of legality and the underworld.
*4 alani, in the original, the bum, the young man in the periphery of the urban underworld.

Ja izlezi stara majko

Ja izlezi stara majko na pendzhereto,
pa da vidish koj pomina, umrev za nego.

Mi pomina Osman Begot, mila majchice
mi pomina Osman Begot, umrev za nego.
Kaj shto odit vetar veit, umrev za nego
kaj shto sedit sonce greit, umrev za nego.

Kje se grcham, kje se turcham, mila majchice,
kje se grcham, kje se turcham, umrev za nego.
Kje go zemam Osman Begot, umrev za nego.

Kje me nosit vo Ohrida, mila majchice
kje me nosi vo Ohrida, umrev za nego.
Kje me shetat so kajcheto po ezeroto.

Look out of the window, old mother
and see who is passing by, I am dying for him.

Osman Beg is passing by, dear mother,
Osman Beg is passing, I am dying for him.
Wherever he goes, wind blows, I am dying for him,
wherever he sits, Sun is shining, I am dying for him.

I will become a Greek, I'll become a Turk, dear mother,
I'll become a Greek, I'll become a Turk, I am dying for him.
I will marry Osman Beg, I am dying for him.

He will take me to Ohrid, dear mother,
he will take me to Ohrid, I am dying for him.
He will stroll me with his boat around the lake.

Daracık sokakları duman bürüdü

Daracık Sokakları Duman Bürüdü
Külhan (Da) Beyler Kızları Aldı Yürüdü
Benim Yârim Küçücüktü Büyüdü

Sürüden Ayrılan Sürmeli Koyun
Şafaklar Atıyor Gel Yârim Uyu

Yüksek Minareden Attım İki Taş
Ne Anam Var Ne Babam Ne Kardeş
Keskin Bıçak Oldu Bana Arkadaş

Sürüden Ayrılan Sürmeli Koyun
Şafaklar Atıyor Gel Yârim Uyu

Yüksek Minarede Kandiller Yanar
Kandilin Şavkına Bülbülller Konar
İnsan Sevdiğine Böyle Mi Yanar

Sürüden Ayrılan Sürmeli Koyun
Şafaklar Atıyor Gel Yârim Uyu 

Akaya bori

Akaya bori sar khelena
Sar khelena na ca nela

Kela mange, uşte mange

21 Eylül 2015 Pazartesi

İ FONİ TU ARGİLE (NARGİLENİN SESİ)

Evangelos Papazoğlu
Karşılama
Stelakis Perpiniadis (vokal), Yani Çobanelli veya Sevdikyalı (keman), Manolis Margaronis (kanun), Kostas Skarvelis (gitar)
Atina, 1935

E.P: Yasu file mu Stellaki! (Merhaba kadim dostum Stelaki!)
S.P: Ya ke hara su Vangeli mu! (Merhaba…Vangeli!)
E.P: Ti ine afto pu kratas? (Nedir bu tuttuğun?)
S.P: Argiles. (Nargile…)
E.P: Argiles? (Nargile mi)
S.P: Am’ti itheles na krato kanena iperokeanio? (Ne tutmamı isterdin? Okyanus gemisi mi?)
E.P: Ma eonios mor’aderfe mu Stellaki, opote ertho na se vro, ola me ton argile sta heria se brisko. (Eski dostum Stelaki ne zaman gelsem, seni elinde bir nargileyle buluyorum.)
S.P: Ahh file mu Vango, ehis dikio. Alla an ikseres kesi ta dertia ke ta vasana pu’ho den tha m’adikuses pote. (Ah arkadaşım Vango haklısın. Ama başımdaki dertleri bilseydin bana hak verirdin.=
E.P: Ke den mu ta les, na ta matho k’ego. (Neden anlatmıyorsu ben de öğreneyim?)
S.P: Aku ta mor aderfe mu Vango, nam e parigorisis. (Dinle kardeşim Vango, beni teselli edesin.)

Pende hronia dikasmenos mesa sto Yedikule
Apo to poli sekleti to’riksa ston argile
Fisa, rufa, trava tone,
Pata tone ki anaftone
Fila çilies ya tus vlahus,
Kinus tus desmofilakus.
-                                Pare kesi ti dikia su asiki!
-                                Ya mas!
    Ki alla pende ksehasmenos apo senane, kale,
    Ya parigoria i manges mu patusan ton argile.
 Fisa, rufa, trava tone,
 Pata tone ki anaftone
 Fila çilies ya tus vlahus,
 Kinus tus desmofilakus.
-                                Megalo to dikio su aderfe mu Stelaki!
    Tora pu’ho ksebukari mes’ap’to Yedikule
           Yemose ton argile mas na fumarume kale
          Fisa, rufa, trava tone,
Pata tone ki anaftone
Fila çilies ap’talani,
Ki erhonde dio molismani.
-                                Ya su dervisi mu Stelaki, pu mas ta les omorfa!
-                                Ya su Yani Sevdikyalı me to violi su! Tha pio os p una pikso simera pali.
-                                Ya su Margaroni!
Yedikule zindanlarında beş senedir mahkumum
Acılarımı unutmak için kendimi nargileye vermişim

Üfle, çek, bas ve yak
Gardiyanlar gelmesin diye pusuya yat

Bir beş sene de senin tarafından unutuldum
Kendimi avutmak için külhanbeyler nargilemi yakar
Üfle, çek, bas ve yak
Gardiyanlar gelmesin diye pusuya yat
-                                Çok haklısın kardeşim Stelaki!
Yedikule’den kurtulmuşken
Doldur nargileyi kafaları bulalım

Üfle, çek, bas ve yak
Kendini onlardan koru, iki gardiyan geliyor
-                                Ne güzel anlattın yaşa e mi dervişim Stelaki!
-                                Kemanınla var ol e mi Yani Sevdikyalı…
-                                Bugün de sonuna kadar içeceğim…
-                                Yaşa bre Margaroni!





Dönemin hapishanelerini ve haşhaş kullanımını alaycı ve mizahi bir tavırla ele alan klasik bir rembetiko. İzmir ekolünün en önemli temsilcilerinden E. Papazoğlu ve yine rembetikonun meşhur yorumcusu S. Perpiniadis arasında geçen diyalogla başlayan parça uzun bir dönem unutulduktan sonra Yorgos Dalaras’ın 1984 Atina Olimpik stadında yapılan bir konserde okunmasıyla tekrar tanındı. Kayıtta keman Yani Sevdikyalı, kanun Manolis Margaronis ve gitar Kostas Skarvelis olmak üzere gerçek bir nargile de kullanılması kayda bnir orijinallik katmıştır. Türkiye parçayı ilk olarak Yeni Türkü adlı müzik grubunun “Yedikule” adıyla seslendirdiği yorumuyla 1992’de tanımıştır.

Sumela

Sumela len tin panaya
Sumela len kesena
Na filo tin Meryem Ana
Kerxume me tesena

Ego pondiopoul ime
Matono ki matume
Si sumelas to manastir
Kliksume ke kimume


Ti panayas to potam
Ego polla elasta
Epemna ego ksipolitos
Ta papputsia megrastan