atina etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
atina etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2015 Pazartesi

PEKSE BUZUKİ MU PİSTO (ÇAL BENİM SADIK BUZUKİM)

Zeybek
Spiros Peristeris
Stella Haskil (vokal)
Spiros Peristeris (buzuki ve gitar)
Atina, 1947

Pekse buzuki mu pisto san allote ke tora
Na mu glikanis tin psihi ooo
Tin isterni mu ora

As mirastume ke i dio tis mirasto farmaki
Klapse ke esi opos ki ego ooo
Ya ekinis to meraki


Genç yaşta hayatını kaybeden Yahudi kökenli şarkıcı Stella Haskil’in güzel yorumu ve besteci-maestro Spiros Peristeris’in buzukisi eşliğinde eşi bulunmaz, nefis bir zeybek örneği.

MİNORE MANES

Stratos Payumcis (vokal)
Spiros Peristeris (buzuki)
Markos Vamvarakis (buzuki, kaşık), gitar ve bağlama
Atina, 1936

-                                Aaa a ahh!

Htipo nekri ya anihte mu
Na bo ya na bo ya na skupiso

-                                Ya su Strato tembeli!

Na bo ya na skupiso
Ton topo ton pandotino
Opu tha ka… opu tha katikiso

-                                Na haro glikopenies omorfes!


Pire ekolünün, yaptıkları buzuki-gitar ağırlıklı kayıtlarla tanınmasını ve yerleşmesini sağlayan ‘meşhur dörtlü’ grubunun bir üyesi olan Ayvalıklı Stratos Payumcis’e buzukisi ile Spiros Peristeris, ikinci buzuki olarak da Markoz Vamvarakis eşlik etmiş.

“Ölüler kapınızı çalıyorum açın
İçeri girip sonsuza kadar yaşayacağım yeri

Süpürmek istiyorum…”

MİN ORKİZESE VRE PSEFTRA (YEMİN ETME YALANCI KADIN)

Dimitris Semsis – Y. Petropuleas
Roza Eskenazi (vokal, zil), Dimitris Semsis (keman), Agapios Tombulis  (ud)
Haralambos Savaidis (kanun)
Atina, 1936

-                                Ya su Tombuli mu!

Min orkizese vre pseftra ke min erhese ke kles (2)
Aaaa aaa aa tetius orkus ke se allon s’akusa prohthes na les (2)

Ke ta matia su akoma san mu rihnun mia matia (2)
Aaaa aaa aaa fenondde apo to hroma pos yemata ine pseftria (2)

-                                Oh opa opa!
-                                Na mu zisis mana mu oh oh oh!
-                                Vay vay vay!
-                                Ya su Salonikie mu!
-                                Yallah yallah yallah…!


Dönemin en önemli sazendelerinden oluşan keman, kanun, ud ve zil eşliğinde yapılmış bu taş plak kaydı, Roza’nın muhteşem yorumu ile İzmir ekolünden önemli bir örnek teşkil etmektedir.


MİA VARKULO THA NAVLOSO (BİR TEKNE TUTACAĞIM)

Emanuil Hrisafakis
Zeybek
Yorgos Kavuras (vokal)
Spiros Peristeris (mandolinobuzuko), gitar ve buzuki
Atina, 1938

Mia varkula tha navloso, Siryani na s’andamoso
Stin akroyalia th’arakso ke tha’rtho na se fonakso (2)

Na se paro sti varkula omorfi Siryanopula
Na su po to pono po’ho yati fos mu den andeho (2)

Den boro horis esena na’se makria apo’mena
Thelo na’se pia mazi mu yati ise’si zoi mu (2)


Pire ekolünün en önemli seslerinden biri olan Yorgos Kavuras keman, santur ve gitarla müzisyenlik hayatına başlamıştır. Sanatçı, farklı ses tonu ve yorumu ile kısa zamanda dönemin önemli bestecilerinin aranılan sesi konumuna gelmiştir. Parçada bir delikanlının bir kayık kiralayıp Siros’lu aşkına gitmesi anlatılıyor.

KALOGRİA (RAHİBE)

Evangelos Papazoğlu
Rita Abaci (vokal)
Athina, 1936

Varethika ton kosmo pia kalogria tha yino
Ke epano se psilo vuna (manula mu) monahi mu tha mino

Sta mavra to kormaki mu ya panda tha to diso
İfloga pi’ho stin kardia, psefti/ e, re dunya isos ke tin esviso

-                                Ayde o la la !

          Kalogria the na yino tha (na) bos e monastiri
          Ke tha’rnito ya panda pia psefti/kahpe dunya porta ke parathiri

-                                Ya su Rita!

Tha pao na vro igumeni na miazi ke’mena
Na klego ego ya ekinine ke ekini ya ta mena





İki gitar ve bir bağlama eşliğinde İzmirli şarkıcı Rita Abacı’nın müthiş yorumuyla birleşen parça; dünyanın adaletsizliğinden bıkmış bir kadının isyan edercesine dünyevi işlerden uzaklaşmak ve rahibe olmak isteyişini anlatan klasik bir rembetika parçası.

FRANGOSİRİANİ (SİROS ADALI KATOLİK KIZ)

Markos Vamvarakis (vokal-buzuki)
Kostas Skarvelis (gitar)
Atina, 1935

Mia fundosi, mia floga eho mesa sti kardia
(Les) ke magia mu’his kani Frangosiriani glikia

-                                Ya su Marko mu dervisi!
   
    Tha’rtho na se andamoso pali stin akroyalia
    Tha ithela na me hortasis olo hadia ke filia

    Tha se par ona yiriso Finika, Parakopi
    Galisa ke De la Gratsia ke as mu’rthi singopi

    Sto Pateli, sto Nihori fina stin Alithini
    Ke sto Piskopio romantza glikia mu Frangosiriani

-                                Ya su vraho!



Rembetiko’nun klasik diyebileceğimiz (1930-40) Pire ekolünün en önemli temsilcisi Markos Vamvakaris’in çalıp söylediği bu parça Yunan müziğinin en sevilen ‘hasapikos*’udur.
Besteci, parçada Siroslu güzel bir kıza ve adasına duyduğu hasreti dile getirmektedir.
*11. Yy.dan itibaren Bizans İmparatorluğu’nda kasap esnaflarının bir araya geldiklerinde oynadığı 2/4’lük kol dansıdır. Mübadele ile Anadolu’dan göçen Rumların bu dansın yayılmasındaki payları büyüktür. Mihalis Kakoyanis’in Zorba filmi (1964) ile birlikte Yunanistan yurtdışında ülkeyi tanıtmak amacıyla bu dansı ‘sirtaki’ ismiyle lanse etmiştir. ‘Sirtaki’ ‘hasapikos’ dansının modernize edilmiş şeklidir. Hasapikosun içsel, ağır ve oturaklı havası yerine daha hareketli, hafif ve az figürlü bir dans olarak sirtaki, özellikle 60-70’li yılların Yunan filmlerinde çok kullanılmıştır.


İ FONİ TU ARGİLE (NARGİLENİN SESİ)

Evangelos Papazoğlu
Karşılama
Stelakis Perpiniadis (vokal), Yani Çobanelli veya Sevdikyalı (keman), Manolis Margaronis (kanun), Kostas Skarvelis (gitar)
Atina, 1935

E.P: Yasu file mu Stellaki! (Merhaba kadim dostum Stelaki!)
S.P: Ya ke hara su Vangeli mu! (Merhaba…Vangeli!)
E.P: Ti ine afto pu kratas? (Nedir bu tuttuğun?)
S.P: Argiles. (Nargile…)
E.P: Argiles? (Nargile mi)
S.P: Am’ti itheles na krato kanena iperokeanio? (Ne tutmamı isterdin? Okyanus gemisi mi?)
E.P: Ma eonios mor’aderfe mu Stellaki, opote ertho na se vro, ola me ton argile sta heria se brisko. (Eski dostum Stelaki ne zaman gelsem, seni elinde bir nargileyle buluyorum.)
S.P: Ahh file mu Vango, ehis dikio. Alla an ikseres kesi ta dertia ke ta vasana pu’ho den tha m’adikuses pote. (Ah arkadaşım Vango haklısın. Ama başımdaki dertleri bilseydin bana hak verirdin.=
E.P: Ke den mu ta les, na ta matho k’ego. (Neden anlatmıyorsu ben de öğreneyim?)
S.P: Aku ta mor aderfe mu Vango, nam e parigorisis. (Dinle kardeşim Vango, beni teselli edesin.)

Pende hronia dikasmenos mesa sto Yedikule
Apo to poli sekleti to’riksa ston argile
Fisa, rufa, trava tone,
Pata tone ki anaftone
Fila çilies ya tus vlahus,
Kinus tus desmofilakus.
-                                Pare kesi ti dikia su asiki!
-                                Ya mas!
    Ki alla pende ksehasmenos apo senane, kale,
    Ya parigoria i manges mu patusan ton argile.
 Fisa, rufa, trava tone,
 Pata tone ki anaftone
 Fila çilies ya tus vlahus,
 Kinus tus desmofilakus.
-                                Megalo to dikio su aderfe mu Stelaki!
    Tora pu’ho ksebukari mes’ap’to Yedikule
           Yemose ton argile mas na fumarume kale
          Fisa, rufa, trava tone,
Pata tone ki anaftone
Fila çilies ap’talani,
Ki erhonde dio molismani.
-                                Ya su dervisi mu Stelaki, pu mas ta les omorfa!
-                                Ya su Yani Sevdikyalı me to violi su! Tha pio os p una pikso simera pali.
-                                Ya su Margaroni!
Yedikule zindanlarında beş senedir mahkumum
Acılarımı unutmak için kendimi nargileye vermişim

Üfle, çek, bas ve yak
Gardiyanlar gelmesin diye pusuya yat

Bir beş sene de senin tarafından unutuldum
Kendimi avutmak için külhanbeyler nargilemi yakar
Üfle, çek, bas ve yak
Gardiyanlar gelmesin diye pusuya yat
-                                Çok haklısın kardeşim Stelaki!
Yedikule’den kurtulmuşken
Doldur nargileyi kafaları bulalım

Üfle, çek, bas ve yak
Kendini onlardan koru, iki gardiyan geliyor
-                                Ne güzel anlattın yaşa e mi dervişim Stelaki!
-                                Kemanınla var ol e mi Yani Sevdikyalı…
-                                Bugün de sonuna kadar içeceğim…
-                                Yaşa bre Margaroni!





Dönemin hapishanelerini ve haşhaş kullanımını alaycı ve mizahi bir tavırla ele alan klasik bir rembetiko. İzmir ekolünün en önemli temsilcilerinden E. Papazoğlu ve yine rembetikonun meşhur yorumcusu S. Perpiniadis arasında geçen diyalogla başlayan parça uzun bir dönem unutulduktan sonra Yorgos Dalaras’ın 1984 Atina Olimpik stadında yapılan bir konserde okunmasıyla tekrar tanındı. Kayıtta keman Yani Sevdikyalı, kanun Manolis Margaronis ve gitar Kostas Skarvelis olmak üzere gerçek bir nargile de kullanılması kayda bnir orijinallik katmıştır. Türkiye parçayı ilk olarak Yeni Türkü adlı müzik grubunun “Yedikule” adıyla seslendirdiği yorumuyla 1992’de tanımıştır.

GALATA MANES (ADAM AMAN)

Andonis Dalgas (vokal), İoannis Dragatsis (keman), cembalo, mandolin ve gitar

Atina, 1928


Adam aman aman aman aman aman
Vasta kardia mu stus kaimus
Ahh stus kaimus yati ise si i etia
Aman aman aman aahh aman
Sevdalı dertli adam aman aman aman aman


Ahh, yati, ise si i etia aman aman
Ahh, pu ehis to kormaki mu aman aman
Ahh, kormaki mu
Se tetia tirannia aman aman aahh aman
Sevdalı dertli adam aman aman aman


-                                Ya su Dalga mu!
-                                Ya su Ogdonda!





Tutkulu bir aşk yaşayan dertli bir adamın feryatlarını dile getiren ‘Galata Manes’ (Galata Amanesi) başlıklı gazel muhtemelen eski İstanbul’un ‘kafe aman’larındaki amane yorumlarından mübadele ile Yunanistan’a göçmüş bir parçadır.  Rembetikonun büyük sesi İstanbullu Andonis Diamandidis’e, sesini dalga gibi titrettiğinden “dalgas” lakabı yakıştırılmıştır. 1928’te Atina’da gerçekleştirilen kayıtta kendisine İzmir ekolünün önemli kemancısı İ. Dragatsis diğer adıyla “Ogdondakis” eşlik ediyor.


*Amane: Belli bir makam içerisinde seyreden ezgilerin keman, ud, kemençe veya  kanun gibi sazların eşliğinde, ağır ritmde söylenen doğaçlama şarkı türüdür. Çoğunlukla hasret, acı, yokluk, ölüm vs. konularını işler. Türkçedeki ‘aman’ kelimesinden gelmektedir.

TO KANARİNİ (Kanarya)

Çiftetelli
Roza Eskenazi (vokal)
Dimitris Semsis (keman), Harambalos Savaidis (kanun)
Agapios Tombulis (ud), keman tarafından yapılan kuş sesleriyle birlikte
Atina, 1934



-                    Ya su Tombulaki mu, ya su pedi mu!


Kanarini mu gliko, esi mu pires to mialo
To proi pu me ksipnas otan gliko kelaidas


Ela konda mu stin kamara mu,
Ah! Ena vradi stin angalia mu.


Vre ziliariko puli esi tha me pethanis
Me ti glika su ti lalia sklavo su the na me kanis


Ela konda mu stin kamara mu,
Ah! Ena vradi stin angalia mu.



-                    Na zisis Roza mu!

Ton: B


Rumca, Türkçe ve Ladino versiyonu bulunan bu şarkı R. Eskenazi ve D. Semsis adına kayıtlı olup kanun, ud ve keman eşliğinde yorumlanmıştır. Üç farklı dildeki versiyonlarında sözleri yaklaşık olarak aynıdır:
“Ey sevgili bülbülüm sen aklımı aldın

Güzel sesinle beni esir aldın…”

TA HANUMAKYA (HANIMLAR)


Kostas Karipis – Sotiris Gavalas
Zeybek
Rita Abaci (vokal), Dimitris Semsis (keman),
Kostas Karipis (gitar)
Atina kaydı, 1930


Stis thalasas stin ammudia ihes to tekedaki
Ki’ erhomuna kathe proi ki espaga dalgadaki
Dio hanumakia emorfa, masturia, ta kaimena
Ena proi ta trakara stin ammo kathismena


Plisiase dervisi mu, ke kathise konda mas
Ke aku tragudia tu sevda vgalmena ap’ti kardia mas
Par’to baglamadaki su ligo na mas gustaris
Anap sto tsigarliki su mazi mas na fumaris.


Na zisun ta hanumakya!
         
         
          Yemisate mu argile na pio na masturiaso
          Ki’epita, hanumakia mu, to baglama ta piaso
          Tha su patisum’ argile me tumbeki spahani
          Stu Barba Yani ton teke mes sto Pasalimani





Dönemin haşhaş tekkelerinin atmosferini anlatan tipik bir rembetiko şarkısı.             Keman ve gitar ikilisinde Semsis ve Karipis sade bir yorumla ‘mangesleri’ zeybeğe davet ediyor. Parçada Pire/Paşalimanı’nda bulunan bir nargile tekkesine uğrayan bir ‘dervişin’ orada bulunan iki hanımın daveti üzerine onlara bağlama çalıp nargile içmesi resmediliyor.

ARAPİ GAZEL UŞŞAK

Amane
Roza Eskenazi (vokal), Lambros Leondaridis (kemençe)
Agapios Tombulis (ud)
Atina, 1934


-                                Ya su Lambro mu me ti lira su! Ya su pedi mu!


Aman aman aman medet ey aman aman
İ tihi mu me dikase aman ahh me dikase
Na zo vasanizmena aman aman medet et


-                                Ah Rozika mu me’fages!
-                                Yasu Tombuli mu!


Aman aman naz o vasanizmena
Medet aman yar ey aman

-                                Off!


Aaahh potes mu den me yelase
Aman den yelase ta hili mu ke’mena
Medet ey aman aman




Roza’nın muhteşem sesinden gurbet acılarını anlatan, kemençe ve ud eşliğinde unutulmaz bir gazel.

“Şansım beni acıyla cezalandırdı

 Dudaklarım gülmeyi unuttu…”

HARİKLAKİ


Panayotis Tundas
Çiftetelli
Roza Eskenazi (vokal, zil)
Atina, 1932




Hthes to vradi Hariklaki ihes vali t’organaki
Ke glenduses m’ena alani kato sto Pasalimani

Filakia nazakia ah vre Hariklaki
Pos me yelases ayde ya su mu tin eskases

Mes’ti bira otan bikes ah manula mu ti glikes
Me ponografo ke plakes dalgadaki me tus manges

Zilevo ke klego ah vre Hariklaki
Pos me yelases ayde ya su mu tin eskases

To proi ya ti Glifada kukla m’aftokinitada
Kolimpas san papia hina ket o strivis stin Athina

Zilevo ke klego ah vre Hariklali
Pos me yelases ayde ya su mu tin eskases





Parçanın güftesi ve bestesi Yunan kayıtlarına P. Tundas adına kayıtlıdır. Türkiye’de “Darıldın mı cicim bana” adıyla anonim olarak bilinmektedir. Farklı toplumların bir arada yaşadıkları bir dönemde kayda alınan parça, sevilen ve benimsenen ezgilerin –sınır tanımadan- nasıl dilden dile geçtiğinin tipik bir örneğidir. Parçada; Hariklia adında bir güzelin erkeklerle farklı mekanlarda flört ederek onları kandırması anlatılıyor.

SAN PAS TA KSENA (EĞER GURBETE GİDERSEN)

Kostas Karipis (vokal), ud, keman, popüler orkestra eşliğinde
Atina, 1930


Matia mu, matia mu, matia mu, ton emation mu matia
Ta matia mu den idane san ta dika su matia

San pas ta ksena pare ke’mena
Pare ke’mena ya sindrofia


-             Ya su Karipi me tin kumpania su!  Ya su!


            Ta matia su ta emorfa ke ta glika su kalli
            Eksehasa siga siga kathe agapi alli.


-           Ya su Ogdondaki!





Gurbet teması işlenen vu şarkı, taş plak etiketinde ‘rembetiko’ kelimesi geçen ender parçalardan biridir. Geleneksel formattaki parça K. Karipis dışında İstanbullu Andonis Dalgas tarafından da ‘matia mu’ adıyla yorumlanmıştır. Şarkının Türkçedeki “ada sahillerinde bekliyorum” dışında Arapçada da bir versiyonu mevcuttur.


“Gözlerimin gözler, gözlerim bu dünyada seninki gibi gözlere rastlamadılar
  Eğer gurbete gidersen beni de yanına yol arkadaşı olarak al.
  Gözlerin ve kamaştırıcı güzelliğin bana diğer aşkları unutturdu.
  Eğer gurbete gidersen beni de yanına yol arkadaşı olarak al.”



GAZEL NİHAVENT

“Evga psihi ap’to kormi” (Ruhum vücudumu terk et)
Amane
Roza Eskenazi (vokal), Dimitris Curos (klarnet), Popüler Orkestra ile
Atina, 1936



Aa…man, yar ey, ey, ey!
Evga psihi ap’to kormi, aman, a…man, aa…h, ap’to kormi!
Ke mi me vasanizis, yar ey, a…ah, a…man, aman!


-                                Ah, ya su Mitso, politi!


Aman, aman ke mi me vasanizis, medet, yar, yar ey!


-                                Oh, ya su Roza mu!

Ama…n, ola ya se hathikane, a…man, hathikane,
Tipota min elpizis, yar yar ey!


Evga psihi ap’to kormi ke mi me vasanizis,
Ola yas e hathikane, tipota min elpizis.


Rembetiko müziğinin en önemli kadın icracılarından olan Roza Eskenazi’den eşsiz bir gazel. Özel teknik ve icra kabiliyeti gerektiren gazel ve amane geleneği yine mübadele ile Yunanistan’a göçen sazende ve hanendeler tarafından yaşatılmış, onlarla birlikte yok olmuştur.

“Ruhum yeter artık, vücudumu terk et, bana eziyet çektirme.

Her şeyimi senin için kaybettim, artık hiçbir şey için umut etme…”

1. DERVİSİS KE RİTA (DERVİŞ VE RİTA)

İakovos Mondanaris
Zeybek*
Rita Abaci (vokal) – Dimitris Atraidis (vokal)
Dimitris Semsis (keman), Kostas Karipis (gitar) ve ud
Atina, 1934





Dimitris:              Ya tin aponia su Rita dervisaki tha yino
                              To nefesi tha fumaro ton kaimo mu na ksehno

Rita:                     Vre, berbandi ke çahpini, zula mu tin kopanas
                              San trakaris kamia alli, idia tis tin amolas

Dimitris:              Orko sto lula su kano, alinle den agapo
                              Rita mu den su to ipa, thelis na sto ksanapo

Rita:                     Vre, dervisi me tumbaris ke diki su tha yino
                              Me tus orkus pu mu kanis arhino na se pono

-                             Ya su Atraidi mu, Dervisi!

Dimitris:              Kukla mu tha se fonazo teri mu san tha yinis
                              Tha pono th’anastenazo, Rita mu, otan ponis

Rita:                     Me kataferes dervisi na me kanis teri su
                              To lula na su fondono na pernas to derti su

-                             Na haro sto stomaki su, Ritaki mu!



İzmir ekolünün iki büyük sesi, bu muhteşem düette bir araya gelmişler. Parçanın bestecisi İ. Mondanaris, dönemin rembetiko üstatlarına senelerce gitarı ile eşlik etmiştir. Düette bir ‘derviş’in (külhanbeyi) bir kadınla flört edişi diyalog şeklinde resmedilmiş. Kadın başta erkeğin tatlı sözlerine kanmak istemese de sonunda ikna olacaktır.

*Bir kişi tarafından doğaçlama olarak oynanan, adını Ege zeybeklerinden alan, 9/4’lük veya 9/8’lik halk dansı.